Connect with us

Manşet

Vekil YHT’nin Ankara Seferlerinin Artırılmasını İstedi

Avatar fotoğrafı

Yayın Tarihi

/

İstanbul, Kocaeli ve Eskişehir gibi Ankara dışında yaşayıp haftanın 4 gününü Ankara’da geçirmek zorunda olan milletvekilleri YHT (Yüksek Hızlı Tren)’nin Ankara sefer sayılarının artırılmasını istedi.

CHP Eskişehir Milletvekili Dr. Jale Nur Süllü, TCDD Taşımacılık’ın Ankara–İstanbul ve İstanbul-
Ankara hattında cuma ve pazar günleri için başlattığı YHT ek seferlerini olumlu ancak yetersiz olduğunu açıkladı. Süllü, Ankara–Eskişehir hattında 21.00 seferinin haftanın her günü düzenli olarak uygulanması çağrısında bulundu.

TCDD Taşımacılık AŞ, artan yolcu talebini gerekçe göstererek 14 Aralık 2025’ten itibaren
cuma ve pazar akşamları Ankara–İstanbul–Ankara hattında karşılıklı YHT ek seferleri
düzenleneceğini açıkladı. Yeni düzenlemeye göre Ankara’dan saat 21.00’de hareket eden
tren 01.15’te İstanbul’a ulaşacak. Aynı sefer kapsamında tren, 22.16’da Eskişehir’de olacak.

Düzenlemeye ilişkin değerlendirmede bulunan CHP Eskişehir Milletvekili Dr. Jale Nur Süllü,
Ankara’dan Eskişehir’e son tren saatinin uzun süredir 19.30 ile sınırlı tutulmasının şehirde
ciddi ulaşım sorunu yarattığını belirterek, “Akşam saatlerinde seyahat etmek zorunda kalan
Eskişehirliler için bu durum yıllardır mağduriyet anlamına geliyordu. Bu nedenle 21.00
seferinin eklenmesi doğru ve yerinde bir adımdır” dedi.
Ancak uygulamanın yalnızca iki günle sınırlandırılmasının ihtiyacı karşılamaktan uzak
olduğunu vurgulayan Süllü, “Türkiye’nin en kalabalık iki şehri olan Ankara ve İstanbul
arasında haftanın her günü yoğun bir yolcu talebi varken, bu hattın en kritik duraklarından
biri olan Eskişehir’in ulaşım ihtiyacının cuma ve pazar günlerine sıkıştırılması kabul edilemez”
ifadelerini kullandı.
“Geçici rahatlama değil, kalıcı planlama istiyoruz”
Meclis’te yıllardır kalıcı çözümler talep ettiklerini hatırlatan Süllü, “Biz geçici rahatlamalar
değil; düzenli, sürdürülebilir ve kamucu bir sefer planlaması istiyoruz. Hızlı treni
Eskişehir–Ankara–Eskişehir hattında sık kullanan bir milletvekili olarak, bu ihtiyacın hafta
sonlarıyla sınırlı olmadığını bizzat yaşayarak görüyorum” diye konuştu.
.”

DEVAMI

Manşet

İstiklal Marşımızı Türkçe Söylemeye Devam Edeceğiz

Avatar fotoğrafı

Yayın Tarihi

/

ABB Başkanı Mansur Yavaş Karaman’da düzenlenen bir programda İstiklal Marşı’nın Arapça okunmasına tepki gösterdi. Şehit ve Gazi yakınları ile iftarda bir araya gelen Yavaş, “İstiklal Marşı’nı her zaman her yerde biz göğsümüzü gere gere söyleriz. Arapça söylemek nereden çıktı? Türkçe söylemeye utanıyor muyuz? Biz Başkent’imiz Ankara, resmi dilimiz Türkçe olarak İstiklal Marşı’mızı bağıra bağıra söylemeye ve Türk milleti için bölünmez bütünlüğü herkese hatırlatmaya devam edeceğiz” diye konuştu.   

ANFA Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen iftar programına çok sayıda şehit ailesi, gazi ve gazi yakınları katıldı. Şehit ve gazi yakınlarına her zaman destek olmaya çalıştıklarını ifade eden ABB Başkanı Mansur Yavaş, “Gaziler ve şehitler birimimizle sizlere elimizden geldiği kadar destek olmaya çalışıyoruz. Bütün ihtiyaçlarınızla ilgilenmeye çalışıyoruz. Lütfen taleplerinizi bildirmeye devam edin. Kızılcaman’daki Şifa Otel ayrıca Akçakoca ve Akçay’da dinlenme tesislerimiz var, buralarda öncelik sizlersiniz. Yazın veya kışın ne zaman gitmek isterseniz o konuda da destek olmaya hazırız” dedi.

“ÇEVREMİZDEKİ HER YER ATEŞ ÇEMBERİ”

Konuşmasında Türkiye’nin çevresindeki gelişmelere de değinen Yavaş, “Çok önemli günlerden geçiyoruz. Nedir? Çevremizdeki her yer ateş çemberi. Görüyorsunuz bombalanan yerler, Gazze’de öldürülen masumlar, buna sesini çıkartmayan dünya…  Ve şimdi komşumuz İran’a Amerika ve İsrail beraber saldırıyor. Önce Libya’dan, Cezayir’den başladılar. Suriye’ye Irak’a geldiler. Suriye arkasından İran” diye konuştu. 

Bazı çevrelerin “Sıra Türkiye’de” söylemlerine tepki gösteren Yavaş, “Şimdi de çekinmeden hadsiz bir şekilde ‘Ondan sonra da sıra Türkiye’de’ diyorlar. Teker teker oralardaki bu saydığım ülkeleri böldüler. Ve Amerika’dan Türkiye’ye büyükelçi adında gelen adeta sömürge valisi gibi davranan birisi açık açık şunu söylüyor. ‘İsrail’in güvenliği için bu bölgede büyük devlet, güçlü devlet istemiyoruz.’ Küçük küçük devletçikler olsun istiyorlar. Şimdi bunu duyunca tabii ki 100 yıldır, bu sadece PKK terörüyle başlamış bir hadise değil, 100 yıldır bizim sınırlarımızla uğraşırlar. Bizi bölmeye uğraşırlar ve bundan asla vazgeçmiyorlar. Şimdi de bunu açık açık ifade etmeye başladılar” ifadelerini kullandı.

“SİZ TÜRKİYE’Yİ, TÜRK MİLLETİNİ TANIMIYORSUNUZ”

Türk milletinin birlik ve beraberliğine vurgu yapan Yavaş, “Bizim şöyle bir özelliğimiz var. Bizler siyaseten farklı konumlarda olabiliriz, farklı düşünebiliriz. Ama başta o sömürgeci vali olmak üzere özellikle İsrail’de bugünlerde çok bu konuda konuşuluyor ‘Sıra Türkiye’de’ diye ben buradan ikaz ediyorum. Siz Türkiye’yi tanımıyorsunuz. Siz Türk milletini tanımıyorsunuz. Böyle bir şeye teşebbüs ettiğiniz zaman, sınırlarımıza herhangi bir müdahale olduğu zaman bu insanların hepsi yumruk gibi bir araya gelip tepenize vururlar” dedi.

“‘VATAN SAĞ OLSUN’ DİYEN MİLYONLARCA AİLE VAR”

Ekonomik sıkıntılara rağmen Türk milletinin gerektiğinde fedakârlık yapabileceğini belirten Yavaş, şehit ailelerinin ‘Vatan sağ olsun’ diyerek acılarını kalplerine gömdüğünü ifade etti. Yavaş, “Her zaman Türk milleti gerektiği zaman boğazından kısmış, kendisi aç kalmış, askerini beslemiştir. Ve bugün burada da ülkesi için canını gözünü kırpmadan veren şehitlerin aileleriyle beraberiz. İşte buradaki topluluk bile Türkiye’nin topraklarına musallat olacaklara büyük bir ihtardır. Bakın buradaki ailelerin hepsi zaman zaman duygulanıyorlar, zaman zaman ağlıyorlar ama acılarını kalplerine gömüyorlar. Çünkü hepsinin ağzında tek bir cümle var; ‘Vatan sağ olsun.’ Ve ‘Vatan sağ olsun’ diyen Türkiye’de milyonlarca aile var. Bunu hiç kimse unutmasın” şeklinde konuştu.

“İSTİKLAL MARŞI’NI TÜRKÇE SÖYLEMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

Konuşmasında İstiklal Marşı’nın kabulünün yıl dönümüne de değinen Yavaş, Karaman’da düzenlenen bir programda İstiklal Marşı’nın Arapça okunmasına da sert tepki gösterdi. Yavaş, “İstiklal Marşı’nı her zaman her yerde biz göğsümüzü gere gere söyleriz öyle değil mi? Arapça söylemek nereden çıktı? Türkçe söylemeye utanıyor muyuz? Nedir bu, nereye varmak istiyorlar? Dolayısıyla biz başkentimiz Ankara, resmi dilimiz Türkçe olarak İstiklal Marşı’mızı bağıra bağıra söylemeye ve Türk milleti için bölünmez bütünlüğü herkese hatırlatmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

USTA “BU VEFAKARLIK, DUYDUĞUMUZ ACIYI HAFİFLETMEKTE”

Afrin’de Zeytindalı Harekatı’nın dördüncü günü şehit olan Üsteğmen Oğuz Kağan Usta’nın babası Emekli Astsubay Canpolat Usta da, “Sayın Başkan’ım, bugün burada bu vesile ile bizleri asla yalnız bırakmayan sizin zatıalinizin her zaman maddi ve manevi desteğini daima yanımızda hissettiğimizi ve buna müteşekkir olduğumuzu bir kez daha belirtmek isterim. Bu vefakârlık, duyduğumuz acıyı hafifletmekte ve daima bizlere destek olmaktadır. Bu duygularla başta devletimizin kurucusu ebedi Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve onun kahraman silah arkadaşları olmak üzere, şu an burada ailesi bulunan veya bulunmayan tüm aziz şehitlerimizi ve oğlum Şehit Piyade Üsteğmen Oğuz Kağan Usta’yı özlem ve minnetle anıyor, ebediyete irtihal eden kıymetli gazilerimizi de anarak onlara Allah’tan rahmet, hayatta olan gazilerimize sağlık ve esenlikler diliyorum” diye konuştu.

DEVAMI

Gündem

Kıbrıs Kanyonu “Biyoçeşitlilik Rezerv Alanı” Olsun Çağrısı

Avatar fotoğrafı

Yayın Tarihi

/

Ankara Kent Konseyi tarafından düzenlenen Mamak Kıbrıs Vadisi Söyleşisi’nde konuşan Mamak Belediyesi Kırsal Hizmetler Müdürü Mehmet Murat Erten, Kıbrıs Kanyonu’nun “Biyoçeşitlilik Rezerv Alanı” ilan edilmesi gerektiğini açıkladı.

Ankara Kent Konseyi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen “Mamak Kıbrıs Vadisi Söyleşisi”nde bölgenin doğal ve bilimsel önemi masaya yatırıldı. Programda konuşan Mamak Belediyesi Kırsal Hizmetler Müdürü Mehmet Murat Erten, Mamak Belediye Başkanı Veli Gündüz Şahin’in selamlarını ileterek başladığı konuşmasında Kıbrıs Kanyonu’nun Ankara için stratejik bir doğal miras olduğunu vurguladı.

“67 Endemik Tür Tespit Edildi”

Erten, kanyonda yapılan bilimsel çalışmalara ilişkin verileri paylaştı. Buna göre bölgede; 81 familya, 343 cins, 628 tür ve tür altı takson tespit edildi. Bu türlerden 67’sinin Türkiye’ye özgü endemik tür olduğu belirtilirken, endemizm oranının yüzde 10,67 olduğu ifade edildi.

Bu verilerin, Kıbrıs Kanyonu’nun korunması gereken önemli bir ekosistem olduğunu ortaya koyduğunu dile getiren Erten, alanın “Biyoçeşitlilik Rezerv Alanı” ilan edilmesi gerektiğini söyledi.

Hukuki Statü Netleşti

Kıbrıs Vadisi’nin geçmişte 1. Derece Arkeolojik ve Doğal Sit Alanı olarak tescillendiğini hatırlatan Erten, 29 Mart 2023 tarihli Resmi Gazete kararıyla bölgenin “Nitelikli Doğal Koruma Alanı” statüsünün kesinleştiğini belirtti.

Koruma Amaçlı İmar Planı kapsamında yapılaşmanın doğaya uyumlu, sökülüp takılabilir ve çevreye zarar vermeyecek şekilde planlandığını kaydeden Erten, doğal yapının korunmasının öncelik olduğunu vurguladı.

Üniversite İş Birliği Önerisi

Söyleşide söz alan diğer katılımcılar da Kıbrıs Kanyonu’nun bilimsel ve ekolojik değerine dikkat çekti.

Hacettepe Üniversitesi Biyolojik Çeşitlilik Uygulama ve Araştırma Merkezi (HUBİOM) ile iş birliği yapılması ve alanın bilimsel araştırma sahası olarak değerlendirilmesi önerisi gündeme geldi.

Hedef: Ekoturizm ve Kırsal Kalkınma

Mamak Belediyesi’nin 2024–2029 Kırsal Kalkınma Stratejisi kapsamında Kıbrıs Kanyonu’nun doğa turizmi destinasyonu haline getirilmesi planlanıyor.

Doğa yürüyüşleri, kuş gözlem alanları, kamp organizasyonları ve eğitim etkinlikleri ile bölgenin hem korunması hem de yerel ekonomiye katkı sağlaması hedefleniyor.

Erten, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Kıbrıs Kanyonu Ankara’nın doğal hazinesidir. Bu mirası koruyarak gelecek nesillere aktarmak hepimizin sorumluluğudur.”

DEVAMI

Ekonomi

ABB İşçileri Bankaları Şikayet Edecek

Avatar fotoğrafı

Yayın Tarihi

/

Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) çalışanları, banka maaş promosyonu sürecinde sunulan düşük ve birbirine çok yakın tekliflere tepki gösterdi. ABB Çalışanları düşük promosyon teklifi veren bankaları Rekabet Kurumu’na şikayet edecek.

Ankara Büyükşehir Belediyesi bünyesinde çalışan yaklaşık 40 bin kamu emekçisi, banka maaş promosyonu uygulamalarının adaletsiz olduğu gerekçesiyle kamuoyuna açıklama yaptı. Yapılan açıklamada, promosyon tutarlarının serbest piyasa koşullarına ve rekabet ilkelerine aykırı biçimde belirlendiği vurgulandı.

Kamu emekçileri adına yapılan açıklamada, personel sayısı ABB’den çok daha az olan bazı kurumlara 90 bin TL, 120 bin TL ve üzeri promosyonlar verilirken, ABB çalışanlarına 30–35 bin TL aralığında, birbirine son derece yakın ve düşük teklifler sunulmasının kabul edilemez olduğu ifade edildi.

Açıklamada, bazı bankaların promosyon sürecine teklif dahi vermemesinin, kamu emekçisinin emeğinin ve iradesinin yok sayıldığını gösterdiği belirtildi.

“Bu tablo piyasa koşullarıyla bağdaşmıyor”

Kamu emekçileri, büyük ölçekli bir kurum olan ABB’ye verilen promosyon tekliflerinin, daha küçük kurumların dahi gerisinde kalmasının piyasa gerçekleriyle örtüşmediğine dikkat çekti. Bankalar arasında rekabeti sınırlayıcı bir anlayışın varlığına işaret edilen açıklamada, bu durumun örtülü anlaşma (kartel) şüphesini güçlendirdiği ifade edildi.

“4054 sayılı Kanun’a aykırı”

Yapılan değerlendirmede, ortaya çıkan tablonun 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’a açıkça aykırı olduğu vurgulandı. Bu durumun yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda kamu vicdanını yaralayan bir adaletsizlik olduğu belirtildi.

Kamu emekçileri, Rekabet Kurumu’na açık çağrıda bulunarak banka maaş promosyonlarına ilişkin ivedilikle soruşturma başlatılmasını talep etti. Bankalar arasında rekabeti sınırlayıcı anlaşma ya da uyumlu eylem tespit edilmesi halinde, en ağır yaptırımların uygulanması istendi.

“Sadaka değil, hakkımız olanı istiyoruz”

Açıklamanın sonunda, meselenin yalnızca rakamlardan ibaret olmadığı vurgulanarak şu ifadelere yer verildi: Bu mesele kamu emekçisinin onuru, hakkı ve alın teridir. Bizler lütuf değil, hakkımız olanı istiyoruz. Sadaka değil adalet istiyoruz. Kartel düzeni değil, gerçek rekabet istiyoruz. Kamu emekçisi susmayacak, bu mücadele, adaletsiz düzen değişene kadar sürecektir.

DEVAMI
TANITIM

Trending

Tüm Hakları Saklıdır. © 2025