Connect with us

Erol TOSUN

Hadsiz…

Avatar fotoğrafı

Yayın Tarihi

/

Emperyalist ülke ABD’nin Ankara’ya gönderilmiş bir temsilcisi var; tam evlere şenlik.

  • Haddini bilmiyor.
  • Üst perdeden talimatlar yağdırıyor.
  • Türkiye’yi koloni sanıyor.
  • Sürekli konuşuyor; kendini elçi değil, devleti idare eden biri gibi görüp emirler yağdırıyor.
  • Ancak; onurlu ve karakterli vatandaşlarımıza üzüntü ve acı veren bu duruma, iktidar partisinden biri çıkıp da itiraz etmiyor.
  • Üç maymunları oynuyorlar.
  • Bu hadsiz ABD’li temsilcinin haddini aşan açıklamalarına neden sessiz kalıyorlar.
  • Hatta bırakın tepki göstermeyi, bir de bu hadsiz elçiye yalvar yakar olarak partilerinden eski bir milletvekiline ABD vizesi dileniyorlar.
  • Cumhuriyet sevdalıları, Atatürk rejiminin yılmaz savunucuları, ülkemizin ulus-devlet ve üniter yapısını ABD gibi emperyalist ülkelerin karşısında dimdik savunan onurlu insanlar olarak biz, siz, hepimiz bu hadsiz elçiyi istenmeyen kişi ilan ediyoruz.
  • Türkiye Cumhuriyeti birileri tarafından sınırları çizilmiş lutfedilip kurulmuş bir devlet değil. Her santimetre karesi bir şehidin kanıyla sulanmış kutsal bir vatandır.
  • Bağımsızlık ve özgürlük bizim karakterimizdir.
  • Bay Barrack haddini bileceksin.
  • Bu ülkede istenmiyorsun.

DEVAMI

Erol TOSUN

Cep Delik Cepken Delik

Avatar fotoğrafı

Yayın Tarihi

/

Avrupalılar her yıl zenginleşiyor.

Onların emeklileri her yıl bir ülke geziyor, biz ise memlekete gidecek otobüs parası bulamıyoruz,

Neden?

Traktörlerde mazot, araçlarda benzin yok.

Üretim yok.

İş yok.

Liyakat yok.

Gelir adaleti yok.

Yeterli beslenme yok.

Hakkaniyet yok.

Hukuk yok.

  • İnsan kayırma çok.
  • Vatandaşı kutuplaştırma çok.
  • Yolsuzluk çok.
  • Pahalılık çok.
  • Geçinemeyen çok.
  • Çöpten ve pazardan artık toplayan çok.
  • Yıllanmış eski elbise giyen çok.
  • Yıpranmış ayakkabı giyen daha çok.
  • Kirasını ödeyemeyen çok.
  • Eski mobilyasını değiştiremeyen, kırık kanepesini yatak yapan çok.
  • Bırak sağlıklı beslenmeyi çocuğunun beslenme çantasını dolduramayan, tek meyve dahi koyamayan çok.
  • Cebinde otobüs, dolmuş parası olmayan çok.
  • Ucuz yumurta, ezik peynir, kırık bisküvi, bayat ekmek peşinde koşan çok.
  • İlaç fiyat farkını ödeyemediği için eczane kapısından dönen çok.
  • Kapanan iş yerleri çok.
  • İcralar yüzünden sönen ocaklar çok.
  • Ucube rejim sayesinde ülkemizdeki “yokları” ve “çokları” say say bitmez; biz sadece özetini geçtik.
  • Partili CB emirname yayımlamış:
  • Ne yapacakmışız? Nüfus artıracakmışız!
  • Nüfusu artırmak için “Aile Haftası” ve “Aile Yılı” ilan edildi. Nüfus artış hızı daha çok düştü.
  • Nüfusun artması için milli gelirin adil bölüşülmesi lazım.
  • İnsanların beslenmesi eğitilmesi ve saygın insan olduğunu hissetmesi lazım.
  • 2025 yılını “Aile Yılı” ilan edildi; aile katliamları zirve yaptı, bunu hepimiz yaşadık, gördük.
  • Evlenecekler için hatırlatayım; en ucuz düğün salonu 500 bin TL.

En ucuz ev döşeme 500 bin TL.

Asgari ücretten fazla olan ev kirasını kim ödeyecek?

“Önce adalet, önce liyakat, önce adil bölüşüm” demeden ve uygulamadan nüfus artmaz.

Şu anda bunlar uygulansa bile 10 yıldan önce hasat alınmaz..

DEVAMI

Yazarlar

Tutarsızlık!

Avatar fotoğrafı

Yayın Tarihi

/

Uluslararası aktivistler, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına ve ablukasına dikkat çekmek amacıyla “Küresel SUMUD Filosu” ile İspanya’nın Barselona kentinden yola çıktı. “2026 Bahar Misyonu” kapsamında İtalya, Tunus ve Yunanistan limanlarından katılımcıları da alarak Gazze’ye ulaşmayı hedeflediler.

Ancak İsrail, kendi karasuları dışında, yaklaşık 1000 km uzaklıkta, deniz yoluyla günler sürecek bir mesafede, Yunanistan’ın Girit Adası açıklarında bu filoya müdahale etti.

Bizim de içinde bulunduğumuz bazı uluslararası örgütler ise İsrail’i kınamak yerine aktivistleri eleştiren açıklamalar yaptı. Amacı Gazze’ye gıda, barınma ve sağlık malzemeleri götüren “Barış” adı taşıyan bir oluşum neredeyse suçlu ilan edilecekti.

Hatırlayın lütfen, daha önce İran’ın ABD üslerine yönelik saldırıları sonrasında yayımlanan kınama bildirisine Türkiye imza atmıştı. SUMUD filosuna saldıran İsrail’e karşı aynı hassasiyet gösterilmedi. Neden?

İktidara yakın basın, aktivistlerin 59’unun Türkiye’ye geldiğini öne çıkararak durumu farklı bir şekilde yansıtmaktadır. Öte yandan, Gazze mitingleri ve sert söylemler ile dış politikadaki tutum arasındaki fark da kamuoyunda tartışma konusu olmaktadır.

Her türlü eylemi gerçekleştiren İsrail yerine, Müslüman bir ülke olan İran’ı kınayan bildirilerde yer alınması; SUMUD filosu üzerinden kahramanlık söylemleri üretilmesi inandırıcı gelmiyor artık.

Boş söylemler, algı odaklı mitingler ve hamasi nutuklarla kamuoyunun ikna edilemeyeceği açıktır. Beklenti, daha net ve tutarlı bir duruş sergilenmesidir.

Söylem ile eylem arasında tutarsızlık “Yurtta Sulh Cihanda Sulh” ilkesiyle Uluslararası alanda saygın bir yer edinen Türkiye’ye yakışmıyor.

Türkiyeve Türk halkı daima mazlumların yanında olmuştur. Bundan sonra da öyle olacaktır.

DEVAMI

Yazarlar

CHP’nin Programı Güvenilir Kadrolar Tarafından Net Şekilde Anlatılmalı

Avatar fotoğrafı

Yayın Tarihi

/

31 Mart’tan beri aynı şeyi söylüyorum: CHP’nin “erken seçim” değil, hemen seçim demesi lazım.

1989’u hatırlayın. ANAP yüzde 21.75’e düşünce Demirel çıktı, “Seni orada oturtmam” dedi. Ve oturtmadı. Bugün de tablo aynı: İktidar azınlığa düşmüş, meşruiyeti tartışmalı. Ana muhalefet lideri Sayın Özgür Özel’in de çıkıp “Meşruiyetiniz bitti, hemen sandık” demesi gerekir. Somut öneri budur.

Peki ne oldu?
Bugüne kadar ciddi bir çağrı duyamadık. İktidarın da işine geldi, zaman kazandılar. Ama vatandaşın bekleyecek hali kalmadı. Hukuk yok, cepte para yok, sofrada umut yok.

2027 Tuzağına Düşmeyin
Önümüze 2027’de bir “erken seçim” koymaya çalışacaklar. O seçim erken değil, kandırmaca. Sadece Partili Cumhurbaşkanı’nın yeniden aday olabilmesi için 3,5 ay öne alınmış bir formalite. CHP bu havucu yutmamalı. Net tavır şu olmalı: Ya seçim 2026’da, bu yıl. Ya da 2028’de, zamanında. Arası yok. Ara seçim değil, taksitli seçim hiç değil, zamana yayılmış seçim asla değil. Hemen seçim.

Sayın Özel “CHP sahaya iniyor” dedi. Doğru. Mitingler sürecek. Ama plan eksik. “81 il, 973 ilçeye 80 PM, 15 YDK üyesi ve vekillerle ineceğiz” deniyor. Yetmez. CHP tam saha çıkmalı. Yüz binlerle sokağa inmeli.

Her il ve ilçe başkanına hedef verin. Ayrıca aynı soyadlı, aynı köyden dolgu üye değil, gerçek üye yapamayan gitsin.
İstanbul’daki enerji Anadolu’ya taşınmalı. Yıllardır koltuğu parselleyen, hantallaşmış isimler ayıklanmalı. Eski belediye başkanı, meclis üyesi, il-ilçe başkanı, kadın-gençlik kolu yöneticisi, kurultay delegesi, muhtar, akademisyen, sendikacı, oda başkanı, kanaat önderi… Partili-partisiz, bu düzen bitsin diyen herkesi sürece katın.
Her ilde, ilçede güçlü koordinasyon kurulu kurun. 6’lı Masa’nın hatasından ders alın. Toplumsal muhalefeti mazeretsiz dahil edin.
Her köye, her mahalleye o yöreyi iyi bilen, giyim-kuşamıyla halka yakın ekiplerle gidin.
İktidara geliindiğinde neler yapılacağın net şekildi anlatın.

Örneğin ekonomi, işsizlik, hukuk, tarım, eğitim, sağlık vaatlerinizi kısa, net, anlaşılır şekilde broşür ve görselle anlatın. Vatandaşın dilinden konuşun.
Erdal İnönü döneminde denenen ancak tutmayan “Gölge Bakanlık” doğru bir karar ama yetmez. “ülkeyi ayağa kaldırır” dedirtecek, liyakati savunacak, mülakatı kaldıracak, eşit yurttaşlığı sağlayacak devlet tecrübeli isimleri de iktidar olduğunuzda göreve getireceğinizi açıklayın.

Bu kriterler olmadan sahaya çıkmak eksik olur. Görevlendirilenler bölgeye gider, önce meşhur yemeği yer, sosyal medyada fotoğraf paylaşır, “çok çalıştık” der, döner.

Sahada ter dökmüş biri olarak dostça uyarıyorum: Ceberrut iktidardan kurtulmak için vaat net, kadro güçlü, sahadaki ayak sayısı yüz binler olmalı. 100 günlük, 1 yıllık, 5 yıllık planla çıkın.

Sonra hep birlikte dizimizi dövmeyelim.

DEVAMI
TANITIM

Trending

Tüm Hakları Saklıdır. © 2025