Gündem
Mansur Yavaş’tan Çok Önemli Açıklamalar
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, başta su sorunu olmak üzere Ankara gündemine ilişkin düzenlediği basın toplantısında çok önemli açıklamalarda bulundu. Yavaş’ın açıklamaları şöyle:
Bugün burada toplanmamızın sebebi, birdenbire son günlerde artan dezenformasyon, karalamalar ve kamuoyuna yanlış aksettirilen bilgiler hakkında kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla buradayız.
Dezenformasyon öyle arttı ki, biraz sonra sunumun içerisinde göreceksiniz, tamamen yanlış bilgiler ve insanları paniğe sürekleyecek bilgiler.
Bunların hepsini savcılığa intikal ettiriyoruz ama planlı bir şekilde bir organize çalışmaları olduğunu da Ankara halkının bilmesini isterim.
Bu nedenle ilk başta başlarken Sadece basın toplantısının başında görmesini istediğim için buraya koyduğum dezenformasyonla ilgili bir video görüntüsü var. Ondan sonra asıl toplantı konusuna devam edeceğim.
İLETİŞİM BAŞKANLIĞINDAN TALİMAT GİTMİŞ
Şükran anıtı ve şehitler anıtı. Televizyonlara iletişim başkanlığından talimat gitmiş, oradan sürekli bu haliyle yayın yapın, o iki kuleyi gösterin demiş. O iki kulenin maliyetini de 2.2 milyar olarak yaygara edecekler. Bunlar aklını peynir ekmekle yemiş. Kim inanır buraya benim 2.2 milyar lira harcadığıma?
Arka tarafında tüm şehitlerimizin isminin bulduğu Ankara için çok nefis bir rekreasyon anıtı ortaya çıkacak ve inşallah açılışını hep birlikte yapacağız.
Bugün aslında su konusunu konuşmak için bu basın toplantısını düzenledim.
Dünyanın içinden geçtiği süreç, sıradan bir kuraklık değil.
İKLİM KIRILMASI YAŞIYORUZ
Bu, bilim insanlarının adını koyduğu şekliyle bir “iklim kırılması”dır.
Yani eski düzenin bittiği, yeni ve çok daha sert bir doğa rejiminin başladığı bir dönemdeyiz. Birleşmiş Milletler, Dünya Meteoroloji Örgütü ve uluslararası bilim çevreleri açıkça söylüyor:
Akdeniz havzası – Türkiye’nin de içinde olduğu bu kuşak – dünyada en hızlı kuruyan bölge haline geldi. Yağmur yağıyor ama toprağa işlemiyor. Kar yağıyor ama barajları doldurmuyor. Buharlaşma artıyor, yeraltı suları çekiliyor, kaynaklar hızla tükeniyor. Bu küresel tablo; Elazığ’ı da vuruyor, Kayseri’yi de, Konya’yı da, Malatya’yı da… Ve elbette Ankara’yı da.
Şimdi bakın ASKİ’nin bütçe gelir gerçekleşmeleri. Topal ördek olduğumuz dönemde ASKİ’nin su fiyatları çok aşağıda düşürüldü.
Kendi dönemlerinde daha fazla para alıp bu parayı başka hizmetlere aktarırken ancak 2019’da mecliste azınlık olmamız nedeniyle gelirimiz arttı. Bir bakın 2017 40 milyar lira olan ASKİ’nin geliri 2021’de 13.7.2022’de 14.7’ye indi. 2025’te seçimden sonra ilk defa biz normal fiyat zararın altına olmayan fiyatla şu anda su vermeye başlayabildik.
POLATLI İÇME SUYU PROJESİNİ ENGELLEDİLER
Yapımı tamamlanan büyük çaplı içme suyu hatları var. iki yüz yirmi bin metre çelik içme suyu hattı. İvedik-Temelli boru hattı 2005 yılı ASKİ Master Planında Polatlı’ya içme suyu hattını 2014’e kadar tamamlayın denmiş. Yaptılar mı arkadaşlar? Bize geldi. Peki bize geldi. İlk belediye meclis toplantısında Polatlı’ya su götürmek için ihale yapmak için bir kredi talebinde bulunduk. Reddedildi. Mahkeme kararıyla biz ancak bu haklarımızı alıp da Polatlı’nın ihalesini yapabildik. Lütfen 7 yıldır bunları niye yapmadın diyenler ilk 5 yıldaki su fiyatlarındaki ucuzluk ve bu tür engellemeleri lütfen unutmasınlar.
Bugün Ankara tarihinin en kurak hidrolojik dönemini yaşıyor. Bunu tahminle değil, rakamlarla söylüyoruz.
Bakın, nüfusumuz da artarken barajlara gelen su azalıyor. 1994’te Ankara’da kişi başına düşen yıllık su miktarı 41 metreküptü. 2008’de 45 metreküptü.
2025’te bu rakam on dokuz metreküpe düştü.
ANKARA SU AÇISINDAN FAKİRLEŞTİ
Yani Ankara su açısından oldukça yarıdan fazla fakirleşmiştir.
Bir yanda 6 milyona yaklaşan bir şehir öte yanda her geçen yıl daha az gelen su.
Az önce ekranda gördüğünüz baraj görüntüleri işte bu gerçeğin fotoğrafıdır.
Geçen yıl bu noktaların tamamında su vardı.
Bu tablo iklim krizinin Ankara’ya düşen payıdır.
Bizim görevimiz şudur arkadaşlar. Bu gerçeği gizlemek değil, bu gerçeğe rağmen Ankara’yı ayakta tutmaktır. Ben bugün burada siz Ankara’ya izleyenlere korku salmak için anlatmıyorum bunları.
Ankara’nın 200 günlük suyu var demiştim.
200 gün dediğinizde göz açıp kapatıncaya kadar geçer. Bu süreçte de ciddi miktarda tasarruf ettik.
Şimdi zaman zaman siyasiler var olan suyun musluklara ulaştırılamadığı gibi saçma sapan konuşmalar yapıyorlar. Dezenformasyon yapıyorlar.
Şu anda suyumuz barajlardan şehre gelecek suyun su alma yapısının altında. Sizin 2050’ye kadar yetecek dediğiniz baraja Gerede Projesi’nden damla gelmiyor. Su yok. Olay bu kadar basit.
Bunu da mazeret etmeden elbette bir yönetici olarak şehre nasıl, ne şekilde su vereceğimizin de elbette tedbirlerini alıp projelerini yapıyoruz.
KEÇİÖREN’E 1 MİLYARLIK YATIRIM
Şu anda Keçiören’de Dünya Bankası kredisiyle yaptığımız 1 milyar liralık bir yatırım var. Çünkü Keçiören’de geçen insan ölüyordu. 1984 yılında yapılmış nüfus 300 bin arkadaşlar. Hiçbir kanal değişmeden şu anda 1 milyon nüfusa gelmiş.
Aynı kanalların yapılması mümkün mü? Şimdiye kadar hiç kimse bu işle uğraşmamış. Biz eskiden yapılmamış niye yapalım biz de yapmayalım diye bir tavıra giremezdik ve derhal başladık.
Çankaya ilçesine aynı şekilde, Mamak Boğaziçi Mahallesi’nde, Yenimahalle’de Elektrokent Sitesi’ni sürekli sel basıyordu. Sincan Mustafa Kemal Mahallesi. Etimesgut İstasyon Caddesi’nde biliyorsunuz bir elektrik çarpmasıyla bir hemşerimiz vefat etmişti selden dolayı.Akyurt Ulu Pınar Deresi, Altındağ Çevreli Caddesi, Gölbaşı.
ASKİ imkanlarıyla Dış Kredide bulunduk arkadaşlar.
3.6 MİLYARLIK KAPASİTE ARTIŞI
Şu anda İvedik arıtma suyu yetmiyor artık Ankara nüfusu arttığı için şimdi dördüncü ünite kapasite artışı yapım işi ihale edildi. 3.6 milyar lira.
Kınık Tünel çıkışı İvedik Su Arıtma Tesisi biraz sonra bunun görüntülerini göstereceğiz.
2.9 milyar niye biraz sonra göstereceğiz? Parasını biz ödüyoruz ama Devlet Su İşleri hiç biz yokmuşuz gibi biz yapıyoruz deyip bunu açıklıyor. Yapsın elbette onun kanuni görevidir. Macun Havzası Ankara metropol kent yine yapılan harcamalar sözleşmeleri bunların imzalanmıştır. Evet arıtma tesisinin kapasitesi artışı Macun Havzası 544 milyon lira.
Şimdi Ankara’yı bu ağır küresel krize rağmen nasıl susuz bırakmadığımızı, hangi yatırımlarla, hangi tekniklerle ve hangi fedakarlıkla suyumuzu korumaya çalıştığımızı anlatıyorum.
Görevi aldığımızda ASKİ’nin durumu nedir? Ankara halkı için neler yapmışız bunların birçoğunu ASKİ’nin o kısıtlı bütçesiyle neler yaptığımızı anlatacağım. Şimdi zaman zaman siyasilerden şunu duyuyorum. 7 yıl oldu yapsaydın ya yani 7 yılda Kesikköprü’den gelen boruları değiştireceksin. Ankara’da birçok altyapı eksiği var onları yapacaksın. Ve üstelik geçtiğimiz 5 yılda bir sürü engelleme ve bizzat en yetkili siyasi kişilerin söylemleriyle topal ördek haline getirilip yapacaksın.
Bunları çabuk unuttuk. Şimdi ekrana koyduğumuz bu 16 tane yapılması gereken projeyi Devlet Su İşleri çok yıllar önce ASKİ’ye bildirmiş ama ASKİ bunların hiçbirisini yapmamış. Gördüğünüz gibi burada işaretleri kısımlarının hepsini biz 2019- 2026 arasında yaptık. Su fiyatlarımız buydu.
ASKİ konut tarifesi şu andaki rakam bu. %85’i gördüğünüz gibi indirimli veya sabit fiyatlı zamsız kullanıyor. Öğrenci evlerine indirim var. Sosyal yardım alanlara on metreküpe kadar bir lira ve elli bir bin aile bundan yararlanıyor.
ANKARA’DA KANALİZASYON YOKTU
Sel ve su baskınlarını önlemek amacıyla neler yapılmış? 263 kırsal mahallede kanal sorunu vardı yani Ankara başkentte kanalizasyon yoktu mahallelerin birçoğunda arkadaşlar. Hiç bakılmamış. Yine 751 kırsal mahallenin birçoğunda da su yatırımı yapılarak sorun çözüldü.
2019 yılından bu yana 1291 noktada sel ve su baskınlarının önüne geçmek adına çalışma yapıldı.
Yağmur suyu altyapı mesela bizden önceki dönemde yapılmış 72 adet alt geçitte yağmur suyu ızgarası sistemi yok arkadaşlar. Hiç yapılmamış.
Kanalizasyon hatlarının %70’i 20 yaşın altında, yağmur suyu hatlarının %70’i 20 yaşın altında ve birçok ana caddede ve 22 bine yakın sokakta hiçbirisinde ızgara yok. Sürekli mesaj gelir, yağmur yağdığı zaman bizim sokak böyle oluyor. Hiçbirisinde yapılmamış. Keçiören ilçesi üzerinde sokakların %94’ünde ızgara veya yağmur suyu altyapısı bulunmamaktadır. Bir kısmını Barışpınarı Caddesi’nde geçen dönemde yaptık. Şimdi tamamını yapmak için ihale biraz önce gördüğünüz yapılıyor.
ANKARA ÇAYI’NIN KOKUSUNU SIFIRA İNDİRECEĞİZ
460 noktada yağmur suyu ve kanalizasyon suyunu ayrıştırarak Ankara Çayı’nın daha temiz akması sağlanmıştır. O Ankara Çayı’nın içinden kokuyu inşallah sıfıra indireceğiz. Ankara halkının utancıdır.
Yıllarca kokuyu yakınlarda oturanlar yaşamıştır.
Yüzer GES projesi yapılmıştır. Türkiye’de ilktir.
Çatı tipi GES projesi yapılmıştır.
Önümüzdeki dönem planladığımız projeler var.
Ankara Tatlar Arıtma Su Tesisi üç yüz altı milyon dolar. Şimdi bunla ilgili de bilgi vereyim. 2014’e kadar 2010’dan itibaren kapasiteyi artırın diye sürekli Çevre Bakanlığı yazı yazmasına rağmen yapılmamış.
Geldik Sayın Cumhurbaşkanı’yla görüştük. Hazine Bakanı’yla görüştük. 300 milyon dolar civarında krediyi onayladılar.
Cumhurbaşkanının onayladığı krediyi geçen dönem burada bu belediye meclisi reddetti arkadaşlar.
GÜDÜL, BEYPAZARI VE AYAŞ’TA 500 MİLYON DOLAR YATIRIM
31 Mart 2024’e kadar. Halkın sağlığını ilgilendiren bu kadar vahim konuda. Şimdi biz yeni mecliste kararı aldık, devam ediyoruz. Güdül, Beypazarı, Ayaş 105 milyon dolar gibi toplam 500 milyon dolar civarında yeni yatırım projesi var.
Şehrin çeşitli kesimlerinde örneğin Çankaya’da borular artık teneke gibi olmuş. Değiştirilmesi gerekiyor. Sürekli olarak arıza yapıyor. Buna benzer Çankaya’da, Gölbaşı’nda, çeşitli yerlerdeki tek tek bütün noktalar tespit edildi. Bunlar bu yıl içerisinde inşallah ihaleye çıkacak. Bir de yeni bir hat 2026 yılı için planlanan büyük yatırımlarda Kesiköprü’den yeni bir hat içinde ihaleye çıkıldı. İnşallah süreç tamamlanınca yapımına da başlanıyor.
DSİ NEYİ YAPMIŞ AÇIKLASINLAR
Peki, şimdi son günün konusu kuraklık hakkında neler yapıldı? Belediye oturdu, seyretti mi? Yoksa bir takım çalışmalar mı yaptı? Devlet Su İşleri’nin kanundaki görevini okuyorum. Doğal servet ve kaynaklar devletin hükümet tasarrufu altındadır.
Bunların aranması ve işletilmesi hakkı devlete aittir.
Ülkemizde su kaynaklarının planlanması, yönetilmesi, geliştirilmesi ve işletmesinden sorumlu özel bütçesi olan Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü kurulmuştur. Ayrıntılı bir şekilde de 6200 sayılı kanunda yazılıdır. Belediye teşkilatı olan yerlerde içme, kullanma, endüstri suyu temini DSİ’nin yasal görevleri arasındadır. Kanunda yazıyor bakın.DSİ’yi bu amaçla İstanbul ve Ankara illeri başta olmak üzere bedelleri yapımdan sonra ödenmek üzere belediyelere baraj, ishale hattı ve su deposu yapmakla yükümlüdür. Yapmış, yapmamış demiyorum. Neyi yapmış?
SARIYER BARAJI’NDAN SU VERMEDİLER
Gerede Projesi’ ni yapmış bizim için, Ankara halkı için ve 2050’ye kadar bu problemi çözdük demiş.
Biz devlet su işlerine sürekli yazı yazdık. Master planımıza göre 2020 yılında devlet su işlerinden Kızılırmaktan bize ilave su verin diye yazı yazdık. DSİ net bir cevap vermedi bize. DSİ ve ilgili kuruluşları Acil Eylem Planımıza, toplantımıza davet ettik.
Ne zaman yapmışız? Geçen yıl daha kuraklık olup olmayacağı, yağış olup olmayacağı belli olmadığı halde ne olur ne olmaz diye Nisan ayında ve Haziran ayında toplantılara davet ettik. Şimdi 2021 yılında yine gelir gelmez ben Beypazarı Nallıhan arasında olduğu için Sarıyer Barajı en yakın baraj hazır suyumuz orada ve miladını doldurduğu söyleniyor.
Bu nedenle biz Sarıyer Barajı’ndan bize su tahsis edilmesini söyledik.
Şöyle cevap geldi, bahse konusu talebinin alternatif su kaynaklarıyla ilgili detaylı çalışmaların yapılması ve master plan çalışma rakibinde gerekli değerlendirme yapılabileceğinden bahiste talep uygun görülmemiştir. Ama biz buna rağmen şu anda Sarıyer Barajı’nın projesini şimdiden kendimiz ASKİ’nin kendi imkanlarıyla gerçekleştiriyoruz.
Fiziki su kayıpları ve izinsiz kaçak kullanımlarıyla ilgili mücadelede yapılanlarda görüyorsunuz.
İdari su kayıpları ile mücadele sonuç olarak sistemde görünmeyen önemli miktarda su ölçülebilir hale getirmiştir. Sonuç olarak asbestli boruları yenilenmesi planı yapılmış. Yani üstümüze düşenleri yapmışız. Orada metrekareleri yazılı. Hedef yasada kayıp kaçık oranının 2028 yılında %25’e indirilmesi belirlenmiş olmasına rağmen ASKİ’nin hedefi bunu %20’nin altına indirmektir. Bu konuda çalışmalar yapıyorum.
SU VARDI DA BİZ Mİ İÇTİK
2050 yılına kadar içme suyu sonra bunu planlayan Devlet Su İşleridir. Görev onlarındır ve planlamıştır zaten. Ama bir kuraklık vardır. Kuraklığı niye kabul etmiyorsunuz DSİ olarak? Sayın Cumhurbaşkanı dahi genelge çıkarttı Ankara’ya. Bütün belediyelere bundan sonra peyzajlarda şehir içme suyu kullanılmayacak diye genelge çıkarttı. Eskiden yoktu böyle bir genelge. Niye çıktı? Bir kuraklık vardı. İşte Gerede’den Çamlıdere Barajı’na gelen yıllık su miktarı arkadaşlar. Yani suyu var da biz mi vermedik? Demirel’in dediği gibi suyu içtik mi? Yani içtik mi? Var olan suyu.
DSİ’Yİ DEFALARCA UYARDIK
Ne diye uyarmışız? Bizim Master Planında şöyle bir sonuç çıkıyor. Diyor ki, 2029 yılında Türkiye’de, Ankara’da herhangi bir kuraklık olmasa dahi Ankara’daki mevcut nüfusa göre mutlaka Ankara’nın suyu bitecek alternatif bir şeyler yapılsın diye rapor çıkınca biz bunu devlet su işlerine bildirdik. O Gerede Projesi’ne güvendiklerinden olsa gerek hiçbir resmi cevap bize verilmedi arkadaşlar. Temmuz’da Devlet Su İşleri’ne bir yazı daha yazdık. İçme suyu arz güvenliğimiz tehlikeye giriyor.
Haziranda Devlet Su İşleri’ni uyarmışız arkadaşlar.
Alternatif su kaynaklarının planlarını yapın bize bildirin. Biz de gereğini yapalım diye.
DSİ tarafından Ağustos’ta bir kez daha uyarıldı ve Kurtboğazı’ndan Kahramankazan’a su veriliyordu evet oradaki çiftçinin de suya ihtiyacı var ama Kurtboğazı artık sıfıra iniyor buraya su vermeyin, başka bir çare bulalım dememize rağmen Devlet Su İşleri tarafından hiçbir işlem yapılmamış ve Kurtboğazı da su alma yapısının altına inmiştir.
Eylül’de Devlet Su İşleri’ne yazı yazdık. Koyunbaba Barajı’ndan su istendi ve en sonunda ben sayın bakanı aradım. Durumu arz ettim kendisine.
Sayın Bakanım Ankara susuz kalıyor Koyunbaba orada büyük miktarda su var en azından burdan Ankara halkına kullanıldırmak için su verin dedim ve sonuçta bize günlük su ihtiyacı Ankara’nın 1.5 milyon metreküpe yakın Devlet Su İşleri sadece 3aylığına 100 bin metreküp su verebiliriz demiştir. Gerekçe tarımsal sulama olarak gösterilmiştir. Bunun da projesini yapıyoruz. Yine 100 bin metreküp suyu oradan alıp takviye yapacağız. Evet, üç aylığına 9 milyon metreküp su tahsis edilmiştir. Kapasitesi 228 milyon metreküptür.
KESİKKÖPRÜ’DE NE OLDU?
“Kesikköprü’de ne olmuş? Bunu bir halkla paylaşalım. 2007 yılında 384 kilometre olarak planlanmış. 192 kilometresi çelik, 192 plastik cam karışımlı CTP boru olarak imalatı yapılmış. 2015 yılında CTP borularının üstü 300’ün üzerinde arıza meydana gelince, 2015 yılında 81 kilometresi duktil boruyla değiştirilmiş, geri kalanı sokağa atılmış.
Gördüğünüz gibi bunlar Bala’da, yol üzerinde atık durumda duruyor. Kimi kümes yapıyor, kimi çöp kutusu yapıyor. Boş olarak orada duruyor.
Neden patladı derseniz yani bunlar bize diyorlar ki niye değiştirmediniz? Arkadaşlar bizden önceki dönemde bir proje yapılmış. Şu anda bu borunun diyelim ki seksen kilometresini hala kullanıyoruz.
Kullandığımız bir boruyu değiştirdiğiniz takdirde Sayıştay bunun hesabını sormayacak mı? Ancak patladığı takdirde patlayan kısmını değiştirirsiniz ya da hiç kullanılamaz hale gelirse yeni bir hat ancak o zaman yaparsınız. İki boru yan yana yapıldığı için patlayınca birbirini patlatıyor ve üstelik çalışmada da tamiratta da son derece güçlük çekiliyor.
Bunu yerinde gördük. Evet şehre verilen su miktarı arkadaşlar o günde dahi biz Kesikköprü’den verilemeyince Çamlıdere ve Kurtboğazından takviye etmek durumunda kaldık. ASKİ’nin Ankara için belirlediği rakam günlük 1 milyon 240 bin metreküptür. İşte verdiğimiz su 1 milyon 258 bin, 1 milyon 255 bin civarında ve yine neredeyse 1 milyon 240 binin hiç altına girmedik. Oralardan takviye ettik.
Evet maalesef tabii oradaki su azaldı Çamlıdere’de ve bu azalma günlük su kullanımının ihtiyacının tam karşılanmamasına yol açtı. Çünkü Ankara’da nüfus fazlasıyla birlikte bir milyon iki yüz kırk bin değil bir milyon dört yüz bin civarında dört yüz bin bazen bir milyon dört yüz elli bin metreküp civarında günlük tüketimimiz var. Bir bakın bunları geç değiştirdi diyenler oldu. Bu kadar kolay mıymış çalışmak?
HİLELİ BORU VERMİŞLER
8 saat sürüyor bu kaynağın yapılması ve test edilmesi. 2.6 kilometresini değiştirdik ve bu CTP borularıyla ilgili hala ASKİ kesin kabul yapmamıştır arkadaşlar. 2007-2008’de yapılmış hala kesin kabul yapılamıyor. Ben de şikayet ettim mülkiye müfettişi sokaktaki boruları görsün gereğini yapsın kamu zararı var diye ama tahmin ettiğiniz sonuç şu ana kadar hiçbir şey yapılmadı ve Ankara Büyükşehir ASKİ o tarihte dava açmış. Demiş ki siz tanıtım ve broşürleri belirtilen boruları vermediniz. Dolayısıyla hile yaptınız bize. Hileli boruları verdiniz diye CTP’li boruları veren firmaya dava açmış ama davayı geç açtıkları için zaman aşımından dava kaybedilmiştir.
Şimdi biz yine de ne olur ne olmaz Gerede’den su gelmeyebilir Devlet Su işleri başka kaynak vermeyebilir diye bir takım hazırlıklara tam Nisan Mayıs ayında başladık arkadaşlar. Çünkü kışın olur ya bazı meteorolojik raporlarda kışa Ankara veya Türkiye veya dünya görmediği kışı görecek. İşte metrelerce kar görecek demesine rağmen biz yine de ne olur ne olmaz diye tedbir almaya başladık.
23 Mayıs’ta iç yazışmayla bu projenin yapılmasını, yüzer pompa yapılmasını talimat veriliyor. 31.07’de gerekli projeler tamamlanıyor. 16.09’da ilk ihale yapılıyor ama ihaleye verilen tek bir firma bu işi daha önce yapmamış 347 milyon lira teklif veriyor. İptal ediliyor.Tekrar ihale yapılıyor. 2025 10’uncu ayında bu sefer üç firma teklif veriyor ama üçü de maliyetin neredeyse iki misli. Bunun üzerine tekrar üçüncü ihale 28.10’da yapılıyor ve 90 milyon liraya ihale kesinleşiyor ve hemen yapımına başlanıyor.
KURAKLIĞA KARŞI ALINAN TEDBİRLER
Kahramankazan, Akyurt, Çubuk ilçelerinde 30 kuyu tekrar aktif hâle getirildi.
19 adet sondaj kuyusu açıldı.
100 adet kuyu açılması için ihale yapıldı.
Yüksek tüketimli konut ve iş yerlerinin suyu az tüketmeleri için kademeli tarifeye geçildi.
Buradan 3 milyon metreküp su tasarruf ettik.
Yeşil alan sulamalarının içme suyu şebekesi yapılmaması için gerekli yazışmalar yapıldı.
Park ve bahçelerden 1.850 adet sayaç söküldü.
Hobi bahçelerine verilen su miktarı düşürüldü.
Musluklara perlatör dağıtımı, yani tasarruflu kullanım için perlatör dağıtıldı.
Kuraklığa uygun peyzaj çalışmalarının tüm belediyeler tarafından hayata geçirilmesi için karar alındı.
Tarımda vahşi sulama yerine damlama sulamaya geçilmesi amacıyla %50 hibe ile damlama sulama borusu dağıtıldı.
10 metreküpün altında su kullananlara %10 indirim yaptık arkadaşlar.
10-15 metreküp arası kullanan konutlarda tarife değişikliği olmadı. Ancak 16-30 metreküp arası kullanılan, çünkü normal bir ailenin biraz önce gördüğünüz gibi %85’i 15 tonun altında kullanıyor.
Diğer 15 sanayi tesislerinde ya da havuz doldurmakta, bahçe sulamakta kullanıyor. Bu nedenle onların az su kullanmaları için onlara zamlı tarife uyguladık ve 3 milyon metreküp tasarruf ettik.
Adını anmadığımız şahıs gitti, Ankara halkına zam yapıldı diye dava açtı. Hâlbuki ASKİ’nin gelirlerini azalttı. Amaç ne? Amaç şu arkadaşlar: Ankara susuz kalsın. Sırf Mansur Yavaş’ı yıpratmak adına Ankara susuz kalsın istiyorlar. Kaldı ki önceki dönemde fiyatın yarısına verilmesine bütçenin eski dönemde %5 fazlası, eksi 5 milyar lira olarak zararını bütçe yapmamıza rağmen geldiler, belediye meclisinde su fiyatlarının %50’ye indirilmesi kararını aldılar. O ara eski dönemden kalma bir zimmet çıkınca Sayıştay’dan hemen sesi kestiler ancak zaten mahkeme bu kararı iptal etti. Amaç sürekli olarak ASKİ’yi batırmak ve Ankara halkının susuz kalmasını sağlamak. Bunun adı siyaset falan değil.
Kirli siyaset. Tabii herkes kendine yakışanı yapar.
ANKARA HALKI SUSUZ BIRAKILMADI
Bu arada İvedik Arıtmada barajlardan gelen suda ne kadar su veremediğimizi de sizlerle paylaşacağız.
Gördüğünüz gibi 10 milyon metreküp eksik verildi.
Bu 10 milyon eksik verilen Ankara halkını elbette eksik alan yerlere eziyet çektirdi. Ancak on milyon metreküp de barajda kaldığı için ileride kullanacağımız su kasadaki para gibi hala Ankara halkının kullanımını bekliyor. Burada da günlük verilen suları görüyorsunuz arkadaşlar. Hiçbir zaman bir milyon iki yüz kırk bir altına hemen hemen hiçbir zaman düşmemiş. Yani sonuç itibariyle Ankara halkı böyle susuz bırakıldı diye bir şey yok.
Elbette su kesintisi yapıldı. Ancak su kesintisi yapılan yerleri ezbere biliyoruz. Biraz önce 2026 içinde yapılacak projelerin içerisinde biz geldiğimizden beri şehirde su sıkıntısı olması dahi Keçiören’in, Yenimahalle’nin yüksek kesimlerinde, Mamak’ın yüksek kesimlerinde, Lalahan’da, Pursaklar’da zaten su sıkıntısı zaman zaman yaşanıyordu. Ben oralarda sıkıntı yaşattığımız halktan özür diliyorum. Ancak Ankara’nın büyük bölümünde böyle bir su sıkıntısı filan yok. Bakın günlük ihtiyacının yüzde kaçını vermişiz arkadaşlar? Bunun bu rakamları gördükten sonra bunun tam bir operasyon olduğunu, karalama operasyonu olduğunu dikkatinizi çekmek isterim.
Ankara halkının bilmesini isterim. Siyasilere bunun propagandasını yapanlara sorsunlar. Senin evinde suyun kesildi mi desinler. Sonra o ismi bize göndersinler. Eğer samimilerse onların suyu ne kadar kullanıp kullanmadığını evlerinde su kesilip kesilmediğini aylık ortalamalarını kendilerine veririm.
Gündem
Ankara’da C Plaka Düzenlemesi
Ankara’da uzun süredir tartışma konusu olan servis taşımacılığı ve “C plaka” yetersizliği konusunda önemli bir adım atıldı. Özel Halk Otobüsü (ÖHO) ve Özel Toplu Taşıma Aracı (ÖTA) araçlarına C plaka tahsis edilmesine ilişkin Başkanlık yazısı, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’nin geçtiğimiz cuma günü gerçekleştirilen oturumunda kabul edildi.
Başkentte özellikle sabah ve akşam saatlerinde artan trafik yoğunluğu ile birlikte personel servislerine yönelik talebin yükselmesi, mevcut C plakalı araçların yetersiz kaldığı yönündeki tartışmaları yeniden gündeme taşımıştı.

ATO’dan ABB’ye Resmi Başvuru
Süreç kapsamında Ankara Ticaret Odası (ATO) Şehir İçi Yolcu, Servis Taşımacılığı ve Filo Kiralama Hizmetleri Meslek Komitesi, Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne resmi başvuruda bulundu. ATO Genel Sekreteri Ahmet Güran imzasıyla gönderilen yazıda, sorunun çözümü için Ulaşım Koordinasyon Merkezi’nin (UKOME) harekete geçmesi talep edildi.
Başvuru dosyasına, Gazi Üniversitesi Kent İçi Ulaşım Teknolojileri Erişebilirlik, Uygulama ve Araştırma Merkezi (KUTEM) ile Rekabet Kurumu tarafından hazırlanan değerlendirme raporları da eklendi.
“Mevcut Servis Araçları İhtiyacı Karşılamıyor”
ATO tarafından belediyeye gönderilen yazıda, Ankara’daki mevcut servis araçlarının ihtiyacı karşılamakta yetersiz kaldığına dikkat çekildi.
Yazıda şu değerlendirmelere yer verildi:
“Gazi Üniversitesi tarafından hazırlanan rapor ile Rekabet Kurumu’nun değerlendirme raporunda, Ankara ilinde mevcut servis araçlarının ihtiyacı karşılamakta yetersiz kaldığı ve ilçe servis araçları ile C plakalı servis araçları arasında haksız rekabet bulunduğu yönünde tespitler yer almaktadır.”
Trafik Yoğunluğu ve OSB’lerdeki Büyüme Talebi Artırdı
Komite kararında, son yıllarda Ankara’da yaşanan trafik yoğunluğunun servis taşımacılığı sektörünü doğrudan etkilediği belirtildi.
Özellikle sabah ve akşam saatlerinde birden fazla okul ve kuruma aynı anda hizmet veren servis araçlarının zamanında ulaşım sağlamakta zorlandığı ifade edilirken, savunma sanayi şirketlerinin büyümesi ve Temelli Organize Sanayi Bölgesi’ndeki işletme sayısının artmasının personel servis taşımacılığına olan talebi yükselttiği vurgulandı.
Ayrıca bazı ilçelerde servis aracı eksikliği yaşanırken, bazı bölgelerde ise ihtiyaç fazlası araç bulunmasının arz-talep dengesini bozduğu ve bunun hem servis ücretlerine hem de şehir içi trafik yoğunluğuna olumsuz yansıdığı kaydedildi.
UKOME İçin 3 Kritik Öneri Sunuldu
ATO tarafından hazırlanan yazıda, sorunun çözümüne yönelik üç önemli öneri de sıralandı:
ABB bünyesinde satışa hazır bulunan C plakaların satışının gerçekleştirilmesi, S plakalı servis araçlarının piyasa rayiç bedelleri ile C plakalı araçların piyasa rayiç bedelleri arasındaki farkın ödenerek C plakaya dönüşüm hakkı verilmesi, Her yıl 1 Eylül–16 Haziran tarihleri arasında, okulların açık olduğu dönemde S plakalı araçların Ankara genelinde çalışmasına izin verilmesi.
Ankara’da Servis Taşımacılığında Yeni Süreç Başlıyor
Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’nde kabul edilen düzenlemenin ardından gözler şimdi UKOME’nin atacağı yeni adımlara çevrildi. Düzenlemenin, özellikle servis taşımacılığı sektöründe yaşanan araç yetersizliğinin azaltılması ve trafik yoğunluğunun dengelenmesi açısından önemli sonuçlar doğurması bekleniyor.
Gündem
Başkent Üniversitesi’nde Bahar Şenliği Başlıyor
Başkent Üniversitesi tarafından düzenlenen “Bahar Şenliği’26”, 11-14 Mayıs 2026 tarihleri arasında Bağlıca Kampüsü’nde gerçekleştirilecek. Öğrenciler ve üniversite mensupları için hazırlanan şenlik programında konserlerden sahne gösterilerine, eğlenceli aktivitelerden çeşitli etkinliklere kadar birçok organizasyon yer alacak.
Başkent Üniversitesi Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Kültür Hizmetleri Müdürlüğü tarafından organize edilen etkinliklerin, kampüs yaşamına renk katması ve öğrencilerin sosyal etkileşimini artırması hedefleniyor.

Dört Gün Boyunca Eğlence ve Etkinlikler Düzenlenecek
Başkent Üniversitesi Bağlıca Kampüsü’nde yapılacak Bahar Şenliği kapsamında konserler, sahne performansları, yarışmalar ve çeşitli sosyal aktiviteler gerçekleştirilecek. Üniversite yönetimi, tüm öğrenci ve personeli etkinliklere katılmaya davet etti.

Her yıl yoğun ilgi gören Bahar Şenliği’nin bu yıl da renkli görüntülere sahne olması bekleniyor. Şenlik süresince kampüste sosyal, kültürel ve sanatsal etkinliklerle öğrencilerin keyifli vakit geçirmesi amaçlanıyor.
Gündem
Büyükşehir Kurban Bayramı İçin Teyakkuzda
Ankara Büyükşehir Belediyesi, yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde vatandaşların bayramı sağlıklı, güvenli ve huzurlu bir ortamda geçirebilmesi amacıyla kapsamlı hazırlıklarını sürdürüyor. Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen “Kurban Bayramı Koordinasyon Toplantısı” ile “Vektörle Mücadele Çalışmalarında Yerel İş Birliği Toplantısı”nda kent genelinde alınacak tedbirler masaya yatırıldı.
Toplantılara Sağlık İşleri, Veteriner İşleri, Zabıta ile İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Daire Başkanlıklarının yanı sıra ilçe belediyelerinden yetkililer katıldı. Kurban kesim alanlarının hazırlanması, hijyen koşullarının sağlanması, atıkların hızlı şekilde toplanarak bertaraf edilmesi ve denetim süreçleri detaylı şekilde değerlendirildi.

ABB’den 28 Ekiple Sahada Yoğun Mesai
Mustafa Kemal Çokakoğlu, kurban kesim süreçlerinde sanitasyon tedbirlerinin büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, kesim alanlarının bayram öncesi ve sonrasında titizlikle takip edileceğini belirtti.
Olcay Erdal ise Ankara genelinde 28 ayrı ekiple sahada olacaklarını ifade ederek, “Kesim alanlarının temizliği, ilaçlanması ve denetimi bayram boyunca aralıksız sürecek” dedi.
Sağlık ve İlaçlama Çalışmaları Aralıksız Sürecek
Mümtaz Yavuz, vektörle mücadele çalışmalarının yıl boyunca devam ettiğini belirterek, ilçe belediyeleriyle koordinasyon içinde hareket ettiklerini söyledi. Halk sağlığını korumaya yönelik ilaçlama çalışmalarının bayram süresince yoğunlaştırılacağı ifade edildi.

Kurban Atıkları Aynı Gün Bertaraf Edilecek
Mustafa Şener, kurban atıklarının çevre ve halk sağlığı açısından risk oluşturmaması için aynı gün içerisinde mevzuata uygun şekilde bertaraf edileceğini açıkladı.
Ömer Faruk Öztürk da atık transfer süreçlerinin titizlikle yürütüleceğini kaydetti.
Ali Tokmak ise bayram boyunca 24 saat esasına göre çalışacaklarını belirterek, kesim alanlarında temizlik ve ilaçlama çalışmalarının kesintisiz devam edeceğini söyledi.
Vektörle Mücadelede Ortak Çalışma
Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen ikinci toplantıda ise vektörle mücadelede yerel iş birliğinin artırılması hedeflendi. İlçe belediyeleriyle koordineli yürütülecek çalışmalar kapsamında ilaçlama faaliyetlerinin daha etkin ve planlı şekilde yapılması kararlaştırıldı.
Alınan kararlarla birlikte Başkent genelinde Kurban Bayramı süresince hijyen, sağlık, denetim ve çevre koruma çalışmalarının eş zamanlı ve koordineli biçimde sürdürüleceği bildirildi.
-
Siyaset4 ay ÖnceCeyhun Atıf Kansu Caddesi’nin Adı “Sinan Ateş” Oldu
-
Gündem4 ay ÖnceAnkara’nın Suyunu Kim Çalıyor?
-
İlçe Haberleri3 ay ÖnceHaymana’nın OSB Hayali Gerçek Oluyor
-
RESMİ İLANLAR4 hafta Önce
Mamak Belediyesi 23 Nisan Kutlaması
-
RESMİ İLANLAR4 hafta Önce
Etimesgut Belediyesi 23 Nisan’ı Kutladı
-
İlçe Haberleri5 ay ÖnceAnkara-Polatlı Yol Ücreti 145 TL Oldu
-
Gündem4 ay ÖnceAnkara Pazarcılar Odası Başkanı Yanlış Anlaşılmış!
-
Gündem5 ay ÖnceAnkara Lokantacılar Odası’nda Başkanlık Yarışı Kızışıyor:

