Gündem
Bir Dönemin Simgesi Bina Yıkılıyor
Ankara Şehir Plancıları Odası depreme dayanıksız olduğu iddiasıyla yıkımına karar verilen Hazine ve Maliye Bakanlığı binasının “yalnızca bir yapının fiziksel kaybını değil, aynı zamanda Ankara`nın modern mimarlık mirasının ve bir dönemin sosyo-ekonomik izlerinin silinmesi” anlaına geldiğini duyurdu.
Odadan yapılan açıklamada binanın depreme dayanıklı ve son teknolojiler kullanılarak yapıldığı anlatılan açıklamada şu görüşlere yer verildi:
Doğan Tekeli ve Sami Sisa tarafından tasarlanan Halkbank (Hazine ve Maliye Bakanlığı) binasının yıkım süreci, yalnızca bir yapının fiziksel kaybını değil, aynı zamanda Ankara`nın modern mimarlık mirasının ve bir dönemin sosyo-ekonomik izlerinin silinmesini temsil etmektedir. Turgut Özal dönemiyle başlayan neoliberal dönüşümün mekânsal bir yansıması olan bu yapı; başlangıçta üretimi ve sanayiciyi destekleyen kamusal finansın simgesiyken, zaman içinde Hazine Müsteşarlığı`na devredilerek sermayenin merkezileşen yönetim mantığına eklemlenmiştir.
Söz konusu yapının 2023 yılından itibaren boşaltılarak metruklaştırılması ve ardından “riskli yapı” ilan edilerek yıkıma konu edilmesi, kentsel hafızanın tasfiyesine yönelik basamaklı bir süreci işaret etmektedir. Yapının önünde adeta bir kutlama yapılır gibi kurban kesilerek yıkım sürecinin başlatılması ve bu anların kamuoyuna yansıyan görüntüleri, toplumsal bellekte yer eden İller Bankası binasının kaybıyla yöntem ve anlayış bakımından büyük benzerlik taşımaktadır. Kent belleğinde böylesi bir değerin yok edilişi, Melih Gökçek`in İller Bankası binası önünde verdiği kutlama pozundan farklı bir anlam taşımamaktadır.
Modern mimarlık mirası kapsamında değerlendirilmesi gereken bu tür “imza yapıların”, koruma ve yaşatma ilkeleri yerine “riskli yapı” kararlarıyla yıkılması, kentsel sürekliliğin koparılmasına neden olmaktadır. Bu yıkım, bir yenileme faaliyetinden ziyade, kentin mimari emeğinin ve kamusal geçmişinin mekânsal düzlemden kazınması niteliğindedir.
1990 Plan Kararları ve Mülkiyet Yapısı
1990 tarihli Ankara Nazım İmar Planı`nda, bugün Hazine ve Maliye Bakanlığı yapısının bulunduğu ve güneyinde MTA, ŞAP ve ODTÜ gibi önemli kurumların yer aldığı bölge; Eskişehir Yolu`nun kuzeyi ile Konya Yolu`nun batısından başlayarak Ümitköy–Çayyolu girişine kadar uzanan bir hat boyunca “Kamu Kuruluşları Alanı” olarak tanımlanmıştır. Bu karar doğrultusunda, 1991 yılında onaylanan “Eskişehir Yolu Kamu Kuruluşları Alanı” planında, günümüzde Hazine ve Maliye Bakanlığı olarak kullanılan yapı alanı “Halk Bankası” kullanımında öngörülmüştür.
Söz konusu bölge, geçmişte büyük ölçüde Atatürk Orman Çiftliği (AOÇ) arazilerinden oluşmaktaydı. AOÇ arazileri, kuruluşundan itibaren çeşitli kamu kurumlarına yapılan tahsisler nedeniyle zamanla parçalı bir yapıya dönüşmüştür. 1990`lı yılların başındaki mülkiyet dağılımına bakıldığında, alanın yaklaşık %50`sinin şahıs mülkiyetinde, %20`sinin kamuya ait, %17`sinin AOÇ`ye ait ve %11`inin belediye mülkiyetinde olduğu görülmektedir. AOÇ`ye ait birçok parsel de bu planlar aracılığıyla kentsel servis alanı kullanımına dönüştürülmüştür.
Parçacıl Müdahaleler ve Mekânsal Dönüşüm
Planlama alanının yakın çevresinde Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO), Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü`ne ait yurt alanları, Hayvan Sağlık Memurları Okulu, Kundura Fabrikası sahası ve Devlet Su İşleri 5. Bölge tesisleri gibi çeşitli kamu kurumlarının konumlandığı görülmektedir. 1999 yılında yapılan plan revizyonunda da “Halk Bankası” kullanım kararının sürdürüldüğü anlaşılmaktadır.
Ancak 1991–2003 yılları arasında gerçekleştirilen revizyon nazım imar planları, etaplar halinde hazırlanan alt ölçekli planlar ve plan notu değişiklikleri sonucunda, AOÇ arazileri kademeli olarak parçalanmaya devam etmiş; alınan parçacıl plan kararları bölgenin bütüncül planlama anlayışını zayıflatarak mekânsal karakterini önemli ölçüde dönüştürmüştür.
Kamu Alanlarının Tasfiyesi ve Hafıza Kaybı
Günümüzde alan ve yakın çevresinde İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Sayıştay gibi bazı kamu kurumları hâlen yer almaktadır. Bununla birlikte, kamu kurumlarının kentin daha dış çeperlerine taşınması ve bazı yapıların yıkılması (örneğin Togo yapısı) gibi gelişmeler, başlangıçta “kamu kuruluşları alanı” olarak kurgulanan plan kararlarının zamanla işlevsel bütünlüğünü yitirmesine ve planın temel amacından uzaklaşmasına neden olmuştur.
Eskişehir omurgası üzerinde Söğütözü`nü de içine alan alanların büyük ölçüde AOÇ arazileri üzerinde yükselen rezidans ve ofis bloklarıyla dönüşmesi, bu yapıyı yalnızca bir mimari nesne olmaktan çıkararak, kamusal mülkiyetin sermaye birikim süreçlerine tahsis edilmesinin bir simgesi haline getirmektedir. Yapı, erken neoliberal dönemin ‘kontrollü` devlet-sermaye ortaklığını simgelerken, yıkımı da günümüzün ‘kontrolsüz`, daha agresif ve parçalı neoliberal kentleşme rejimine geçişin izlerini taşımaktadır. Bugün ‘riskli yapı` kararları aracılığıyla meşrulaştırılan yıkım süreçleri, bu tarihsel katmanları görünmez kılmaktadır.
Sistematik Bir Yönelim
Ankara`da Anıttepe`deki DSİ Genel Müdürlüğü, Sıhhiye`deki Etibank, Kızılay`daki Kızılay Genel Merkezi, Necatibey Caddesi`ndeki İmar-İskan Bakanlığı, Dikmen`deki Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Ulus`taki İller Bankası gibi kamusal ve tarihsel değeri olan yapıların ardı ardına ortadan kaldırılması, bu sürecin tesadüfi değil yapısal bir yönelim olduğunu kanıtlamaktadır. Söz konusu yıkımlar kentin karşı-bellek üretme kapasitesini de ortadan kaldırmaktadır. Bu yapılar, mimari özelliklerinin ötesinde farklı dönemlerin siyasal-ekonomik rejimlerinin, devlet-sermaye ilişkilerinin evrimini ve kamusal alanın nasıl yeniden tanımlandığını görünür kılan somut izler olarak değerlendirilmelidir. Sonuç olarak bu yıkım süreci, inşaat sektörünün lokomotif olduğu, özelleştirmelerin ve mülksüzleştirmenin hızlandığı neoliberal bir kentleşme evresine geçişin mekânsal ilanıdır.
Gündem
Ankara’da C Plaka Düzenlemesi
Ankara’da uzun süredir tartışma konusu olan servis taşımacılığı ve “C plaka” yetersizliği konusunda önemli bir adım atıldı. Özel Halk Otobüsü (ÖHO) ve Özel Toplu Taşıma Aracı (ÖTA) araçlarına C plaka tahsis edilmesine ilişkin Başkanlık yazısı, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’nin geçtiğimiz cuma günü gerçekleştirilen oturumunda kabul edildi.
Başkentte özellikle sabah ve akşam saatlerinde artan trafik yoğunluğu ile birlikte personel servislerine yönelik talebin yükselmesi, mevcut C plakalı araçların yetersiz kaldığı yönündeki tartışmaları yeniden gündeme taşımıştı.

ATO’dan ABB’ye Resmi Başvuru
Süreç kapsamında Ankara Ticaret Odası (ATO) Şehir İçi Yolcu, Servis Taşımacılığı ve Filo Kiralama Hizmetleri Meslek Komitesi, Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne resmi başvuruda bulundu. ATO Genel Sekreteri Ahmet Güran imzasıyla gönderilen yazıda, sorunun çözümü için Ulaşım Koordinasyon Merkezi’nin (UKOME) harekete geçmesi talep edildi.
Başvuru dosyasına, Gazi Üniversitesi Kent İçi Ulaşım Teknolojileri Erişebilirlik, Uygulama ve Araştırma Merkezi (KUTEM) ile Rekabet Kurumu tarafından hazırlanan değerlendirme raporları da eklendi.
“Mevcut Servis Araçları İhtiyacı Karşılamıyor”
ATO tarafından belediyeye gönderilen yazıda, Ankara’daki mevcut servis araçlarının ihtiyacı karşılamakta yetersiz kaldığına dikkat çekildi.
Yazıda şu değerlendirmelere yer verildi:
“Gazi Üniversitesi tarafından hazırlanan rapor ile Rekabet Kurumu’nun değerlendirme raporunda, Ankara ilinde mevcut servis araçlarının ihtiyacı karşılamakta yetersiz kaldığı ve ilçe servis araçları ile C plakalı servis araçları arasında haksız rekabet bulunduğu yönünde tespitler yer almaktadır.”
Trafik Yoğunluğu ve OSB’lerdeki Büyüme Talebi Artırdı
Komite kararında, son yıllarda Ankara’da yaşanan trafik yoğunluğunun servis taşımacılığı sektörünü doğrudan etkilediği belirtildi.
Özellikle sabah ve akşam saatlerinde birden fazla okul ve kuruma aynı anda hizmet veren servis araçlarının zamanında ulaşım sağlamakta zorlandığı ifade edilirken, savunma sanayi şirketlerinin büyümesi ve Temelli Organize Sanayi Bölgesi’ndeki işletme sayısının artmasının personel servis taşımacılığına olan talebi yükselttiği vurgulandı.
Ayrıca bazı ilçelerde servis aracı eksikliği yaşanırken, bazı bölgelerde ise ihtiyaç fazlası araç bulunmasının arz-talep dengesini bozduğu ve bunun hem servis ücretlerine hem de şehir içi trafik yoğunluğuna olumsuz yansıdığı kaydedildi.
UKOME İçin 3 Kritik Öneri Sunuldu
ATO tarafından hazırlanan yazıda, sorunun çözümüne yönelik üç önemli öneri de sıralandı:
ABB bünyesinde satışa hazır bulunan C plakaların satışının gerçekleştirilmesi, S plakalı servis araçlarının piyasa rayiç bedelleri ile C plakalı araçların piyasa rayiç bedelleri arasındaki farkın ödenerek C plakaya dönüşüm hakkı verilmesi, Her yıl 1 Eylül–16 Haziran tarihleri arasında, okulların açık olduğu dönemde S plakalı araçların Ankara genelinde çalışmasına izin verilmesi.
Ankara’da Servis Taşımacılığında Yeni Süreç Başlıyor
Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’nde kabul edilen düzenlemenin ardından gözler şimdi UKOME’nin atacağı yeni adımlara çevrildi. Düzenlemenin, özellikle servis taşımacılığı sektöründe yaşanan araç yetersizliğinin azaltılması ve trafik yoğunluğunun dengelenmesi açısından önemli sonuçlar doğurması bekleniyor.
Gündem
Başkent Üniversitesi’nde Bahar Şenliği Başlıyor
Başkent Üniversitesi tarafından düzenlenen “Bahar Şenliği’26”, 11-14 Mayıs 2026 tarihleri arasında Bağlıca Kampüsü’nde gerçekleştirilecek. Öğrenciler ve üniversite mensupları için hazırlanan şenlik programında konserlerden sahne gösterilerine, eğlenceli aktivitelerden çeşitli etkinliklere kadar birçok organizasyon yer alacak.
Başkent Üniversitesi Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Kültür Hizmetleri Müdürlüğü tarafından organize edilen etkinliklerin, kampüs yaşamına renk katması ve öğrencilerin sosyal etkileşimini artırması hedefleniyor.

Dört Gün Boyunca Eğlence ve Etkinlikler Düzenlenecek
Başkent Üniversitesi Bağlıca Kampüsü’nde yapılacak Bahar Şenliği kapsamında konserler, sahne performansları, yarışmalar ve çeşitli sosyal aktiviteler gerçekleştirilecek. Üniversite yönetimi, tüm öğrenci ve personeli etkinliklere katılmaya davet etti.

Her yıl yoğun ilgi gören Bahar Şenliği’nin bu yıl da renkli görüntülere sahne olması bekleniyor. Şenlik süresince kampüste sosyal, kültürel ve sanatsal etkinliklerle öğrencilerin keyifli vakit geçirmesi amaçlanıyor.
Gündem
Büyükşehir Kurban Bayramı İçin Teyakkuzda
Ankara Büyükşehir Belediyesi, yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde vatandaşların bayramı sağlıklı, güvenli ve huzurlu bir ortamda geçirebilmesi amacıyla kapsamlı hazırlıklarını sürdürüyor. Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen “Kurban Bayramı Koordinasyon Toplantısı” ile “Vektörle Mücadele Çalışmalarında Yerel İş Birliği Toplantısı”nda kent genelinde alınacak tedbirler masaya yatırıldı.
Toplantılara Sağlık İşleri, Veteriner İşleri, Zabıta ile İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Daire Başkanlıklarının yanı sıra ilçe belediyelerinden yetkililer katıldı. Kurban kesim alanlarının hazırlanması, hijyen koşullarının sağlanması, atıkların hızlı şekilde toplanarak bertaraf edilmesi ve denetim süreçleri detaylı şekilde değerlendirildi.

ABB’den 28 Ekiple Sahada Yoğun Mesai
Mustafa Kemal Çokakoğlu, kurban kesim süreçlerinde sanitasyon tedbirlerinin büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, kesim alanlarının bayram öncesi ve sonrasında titizlikle takip edileceğini belirtti.
Olcay Erdal ise Ankara genelinde 28 ayrı ekiple sahada olacaklarını ifade ederek, “Kesim alanlarının temizliği, ilaçlanması ve denetimi bayram boyunca aralıksız sürecek” dedi.
Sağlık ve İlaçlama Çalışmaları Aralıksız Sürecek
Mümtaz Yavuz, vektörle mücadele çalışmalarının yıl boyunca devam ettiğini belirterek, ilçe belediyeleriyle koordinasyon içinde hareket ettiklerini söyledi. Halk sağlığını korumaya yönelik ilaçlama çalışmalarının bayram süresince yoğunlaştırılacağı ifade edildi.

Kurban Atıkları Aynı Gün Bertaraf Edilecek
Mustafa Şener, kurban atıklarının çevre ve halk sağlığı açısından risk oluşturmaması için aynı gün içerisinde mevzuata uygun şekilde bertaraf edileceğini açıkladı.
Ömer Faruk Öztürk da atık transfer süreçlerinin titizlikle yürütüleceğini kaydetti.
Ali Tokmak ise bayram boyunca 24 saat esasına göre çalışacaklarını belirterek, kesim alanlarında temizlik ve ilaçlama çalışmalarının kesintisiz devam edeceğini söyledi.
Vektörle Mücadelede Ortak Çalışma
Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen ikinci toplantıda ise vektörle mücadelede yerel iş birliğinin artırılması hedeflendi. İlçe belediyeleriyle koordineli yürütülecek çalışmalar kapsamında ilaçlama faaliyetlerinin daha etkin ve planlı şekilde yapılması kararlaştırıldı.
Alınan kararlarla birlikte Başkent genelinde Kurban Bayramı süresince hijyen, sağlık, denetim ve çevre koruma çalışmalarının eş zamanlı ve koordineli biçimde sürdürüleceği bildirildi.
-
Siyaset4 ay ÖnceCeyhun Atıf Kansu Caddesi’nin Adı “Sinan Ateş” Oldu
-
Gündem4 ay ÖnceAnkara’nın Suyunu Kim Çalıyor?
-
İlçe Haberleri3 ay ÖnceHaymana’nın OSB Hayali Gerçek Oluyor
-
RESMİ İLANLAR4 hafta Önce
Mamak Belediyesi 23 Nisan Kutlaması
-
RESMİ İLANLAR4 hafta Önce
Etimesgut Belediyesi 23 Nisan’ı Kutladı
-
İlçe Haberleri5 ay ÖnceAnkara-Polatlı Yol Ücreti 145 TL Oldu
-
Gündem4 ay ÖnceAnkara Pazarcılar Odası Başkanı Yanlış Anlaşılmış!
-
Gündem5 ay ÖnceAnkara Lokantacılar Odası’nda Başkanlık Yarışı Kızışıyor:

