Connect with us

Gündem

AOÇ Çok Yönlü Kamusal Bir Alandır

Avatar fotoğrafı

Yayın Tarihi

/

Mimarlar Odası Ankara Şubesi, Atatürk Orman Çiftliği’nin 101. yılı kapsamında “Cumhuriyetin İzinde: Mimarlık ve Hafıza” başlıklı bir panel düzenledi.

Etkinlikte mimarlık, kent hafızası ve kamusal alanların dönüşümü çok yönlü biçimde ele alındı. Panele ODTÜ Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Lale Özgenel ile Gazi Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Hilal Avcı konuşmacı olarak katıldı.

Etkinliğe Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı İsmail Coşkun, Başkan Yardımcısı Görkem Aytekin, Şube Sekreteri Oğuzhan Bozdağ ve çok sayıda mimar katılım sağladı.

Konuşmacılar Lale Özgenel ve Hilal Avcı, Atatürk Orman Çiftliği’nin Cumhuriyet modernleşmesinin mekânsal karşılıklarından biri olduğunu vurguladı.

Panelde kentleşme baskısı, kamusal alan kaybı ve kültürel mirasın korunmasına yönelik güncel sorunlar ele alındı. Katılımcılar, AOÇ’nin korunmasının yalnızca mimari bir mesele olmadığını, aynı zamanda Cumhuriyet’in kamusal yaşam anlayışının sürdürülmesi açısından da kritik olduğunu belirtti.

AOÇ yalnızca üretim alanı değil, çok yönlü kurgulanan kamusal bir mekândır

ODTÜ Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Lale Özgenel, “Erken Cumhuriyet Ankara’sında Sağlık ve Sporun Adresi: Atatürk Orman Çiftliği” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi.

Özgenel, 1923 sonrası şehirleşme yaklaşımının yalnızca fiziksel büyüme değil; sağlıklı ve kamusal yaşamı önceleyen bir toplum projesi olduğunu belirtti. Bu dönemde kentlerde geniş bulvarlar, yeşil süreklilikler ve kamusal kullanım alanlarının planlı biçimde oluşturulduğunu ifade etti.

Bu anlayışın kentleri sağlık, spor ve açık hava yaşamını destekleyen bütüncül bir sisteme dönüştürdüğünü söyleyen Özgenel, AOÇ’nin yalnızca bir üretim alanı değil; aynı zamanda spor ve rekreasyon işlevleriyle birlikte kurgulanan çok yönlü bir kamusal mekân olduğunu vurguladı. Yürüyüş yolları, havuzlar ve açık alan etkinlikleri bu bütünün parçaları olarak değerlendirildi.

Sunumunu görsel arşivlerle destekleyen Özgenel, erken döneme ait fotoğraflar üzerinden kamusal yaşamın izlerine dikkat çekti. Paylaşılan arşiv görüntülerinde yürüyüş yapan aileler, bisiklet süren gençler, piknik alanlarını kullanan kentliler ve açık alan spor etkinliklerine katılan gruplar öne çıktı.

Bu görseller, erken Cumhuriyet döneminde beden sağlığı, açık hava kültürü ve sporun teşvik edilmesine yönelik politikaların mekâna nasıl yansıdığını ortaya koydu. AOÇ’nin yalnızca üretim odaklı bir alan değil; aynı zamanda toplumsal eşitlik, erişilebilirlik ve aktif kamusal kullanım ilkeleriyle şekillenen bir yaşam alanı olduğu vurgulandı.

Özgenel ayrıca AOÇ’deki yüzme havuzlarının yalnızca rekreasyon değil, kamusal sağlık ve spor politikalarının bir parçası olarak tasarlandığını belirtti. Yüzmenin dönemin fiziksel gelişim ve toplumsal yaşam anlayışında önemli bir yer tuttuğunu ifade etti.

Yerleşim dokusuna ilişkin değerlendirmesinde ise bahçeli, düşük yoğunluklu konutların doğayla ilişkili bir yaşam biçimini desteklediğini belirten Özgenel, hava sirkülasyonu ve yeşil alan sürekliliğinin temel planlama ilkeleri olduğunu vurguladı. Erken Cumhuriyet döneminde bulvarların yalnızca ulaşım aksı değil, aynı zamanda yeşil koridorlar ve kamusal yaşam alanları olarak tasarlandığına dikkat çekti.

AOÇ, Ankara’nın başkent kimliğinin hâlâ en anlamlı ve değerli bileşenidir

Özgenel, AOÇ’nin zaman içinde geçirdiği dönüşümlere dikkat çekerek alanın bütüncül yapısının korunması gerektiğini ifade etti. Kamusal alanların parçalı müdahalelerle zayıflamasının tarihsel sürekliliği tehdit ettiğini belirtti.

“Bugün tam da gereksinim duyduğumuz gibi; doğayla ve üretimle iç içe bir sağlıklı yaşam ortamının, kamusal yararı önceleyen bir toplumsal ve ekonomik kalkınma anlayışının yüzyıllık sembolü olan Atatürk Orman Çiftliği, modern kentsel yaşam modelinin ve Cumhuriyet’in kalkınma vizyonunun somutlaşmış hâlidir. AOÇ, Ankara’nın başkent kimliğinin hâlâ en anlamlı ve değerli bileşenidir.” diyerek sözlerini tamamladı.

AOÇ, savaş döneminde gıda güvenliği açısından stratejik bir rol üstlenmiştir

Gazi Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Hilal Avcı ise “Kuruluşundan Günümüze Atatürk Orman Çiftliği’nin Yönetim-Üretim ve Kent/Mekân İlişkileri (1925–2017)” başlıklı sunumunda AOÇ’nin tarihsel gelişimini kapsamlı biçimde değerlendirdi.

Avcı, AOÇ’nin 1925’ten itibaren yalnızca bir tarım alanı değil, Cumhuriyet modernleşmesinin planlı bir kamusal mekânı olduğunu belirtti. Alanın üretim, kamusal kullanım ve mekânsal bütünlük açısından örnek bir model olarak tasarlandığını ifade etti.

1980 sonrası süreçte alanın bütüncül yapısının zayıfladığını, farklı idari ve siyasi müdahalelerle kamusal sürekliliğin azaldığını vurgulayan Avcı, Ankara’nın batıya doğru gelişiminde AOÇ ile ODTÜ yerleşkesinin iki önemli eşik oluşturduğunu söyledi.

“ODTÜ yeşil bütünlüğünü korurken AOÇ aynı sürekliliği gösterememiştir.” diyen Avcı, şu değerlendirmede bulundu:

“AOÇ, savaş döneminde devlet üretim çiftliği olarak gıda güvenliği açısından stratejik bir rol üstlenmiştir. 1950 sonrası tarım politikalarıyla üretim yapısı değişmiş, 1960–1980 arasında kamusal kullanımı sınırlandırılmıştır. 1980 sonrasında artan kentsel baskılarla birlikte alan SİT ilan edilmiş; ancak bu durum yeni koruma ve kullanım tartışmalarını beraberinde getirmiştir.”

Avcı, 2006 sonrası süreçte Cumhurbaşkanlığı yerleşkesi ve yeni kullanım alanlarıyla AOÇ çevresinin dönüşüme uğradığını belirterek, AOÇ’nin üretim, siyaset, kentleşme ve kamusal kullanım arasındaki gerilimlerle şekillenen dinamik bir mekân olduğunu ifade etti.

Etkinlikte katılımcılara AOÇ’nin geleneksel ürünlerinden dondurma ikram edildi. Bu ikram, alanın üretim kültürüne, gündelik yaşam hafızasına ve millî ekonomi modeline sembolik bir gönderme olarak değerlendirildi.

DEVAMI

Gündem

Ankara’da C Plaka Düzenlemesi

Avatar fotoğrafı

Yayın Tarihi

/

Ankara’da uzun süredir tartışma konusu olan servis taşımacılığı ve “C plaka” yetersizliği konusunda önemli bir adım atıldı. Özel Halk Otobüsü (ÖHO) ve Özel Toplu Taşıma Aracı (ÖTA) araçlarına C plaka tahsis edilmesine ilişkin Başkanlık yazısı, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’nin geçtiğimiz cuma günü gerçekleştirilen oturumunda kabul edildi.

Başkentte özellikle sabah ve akşam saatlerinde artan trafik yoğunluğu ile birlikte personel servislerine yönelik talebin yükselmesi, mevcut C plakalı araçların yetersiz kaldığı yönündeki tartışmaları yeniden gündeme taşımıştı.

ATO’dan ABB’ye Resmi Başvuru

Süreç kapsamında Ankara Ticaret Odası (ATO) Şehir İçi Yolcu, Servis Taşımacılığı ve Filo Kiralama Hizmetleri Meslek Komitesi, Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne resmi başvuruda bulundu. ATO Genel Sekreteri Ahmet Güran imzasıyla gönderilen yazıda, sorunun çözümü için Ulaşım Koordinasyon Merkezi’nin (UKOME) harekete geçmesi talep edildi.

Başvuru dosyasına, Gazi Üniversitesi Kent İçi Ulaşım Teknolojileri Erişebilirlik, Uygulama ve Araştırma Merkezi (KUTEM) ile Rekabet Kurumu tarafından hazırlanan değerlendirme raporları da eklendi.

“Mevcut Servis Araçları İhtiyacı Karşılamıyor”

ATO tarafından belediyeye gönderilen yazıda, Ankara’daki mevcut servis araçlarının ihtiyacı karşılamakta yetersiz kaldığına dikkat çekildi.

Yazıda şu değerlendirmelere yer verildi:

“Gazi Üniversitesi tarafından hazırlanan rapor ile Rekabet Kurumu’nun değerlendirme raporunda, Ankara ilinde mevcut servis araçlarının ihtiyacı karşılamakta yetersiz kaldığı ve ilçe servis araçları ile C plakalı servis araçları arasında haksız rekabet bulunduğu yönünde tespitler yer almaktadır.”

Trafik Yoğunluğu ve OSB’lerdeki Büyüme Talebi Artırdı

Komite kararında, son yıllarda Ankara’da yaşanan trafik yoğunluğunun servis taşımacılığı sektörünü doğrudan etkilediği belirtildi.

Özellikle sabah ve akşam saatlerinde birden fazla okul ve kuruma aynı anda hizmet veren servis araçlarının zamanında ulaşım sağlamakta zorlandığı ifade edilirken, savunma sanayi şirketlerinin büyümesi ve Temelli Organize Sanayi Bölgesi’ndeki işletme sayısının artmasının personel servis taşımacılığına olan talebi yükselttiği vurgulandı.

Ayrıca bazı ilçelerde servis aracı eksikliği yaşanırken, bazı bölgelerde ise ihtiyaç fazlası araç bulunmasının arz-talep dengesini bozduğu ve bunun hem servis ücretlerine hem de şehir içi trafik yoğunluğuna olumsuz yansıdığı kaydedildi.

UKOME İçin 3 Kritik Öneri Sunuldu

ATO tarafından hazırlanan yazıda, sorunun çözümüne yönelik üç önemli öneri de sıralandı:

ABB bünyesinde satışa hazır bulunan C plakaların satışının gerçekleştirilmesi, S plakalı servis araçlarının piyasa rayiç bedelleri ile C plakalı araçların piyasa rayiç bedelleri arasındaki farkın ödenerek C plakaya dönüşüm hakkı verilmesi, Her yıl 1 Eylül–16 Haziran tarihleri arasında, okulların açık olduğu dönemde S plakalı araçların Ankara genelinde çalışmasına izin verilmesi.

Ankara’da Servis Taşımacılığında Yeni Süreç Başlıyor

Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’nde kabul edilen düzenlemenin ardından gözler şimdi UKOME’nin atacağı yeni adımlara çevrildi. Düzenlemenin, özellikle servis taşımacılığı sektöründe yaşanan araç yetersizliğinin azaltılması ve trafik yoğunluğunun dengelenmesi açısından önemli sonuçlar doğurması bekleniyor.

DEVAMI

Gündem

Başkent Üniversitesi’nde Bahar Şenliği Başlıyor

Avatar fotoğrafı

Yayın Tarihi

/

Başkent Üniversitesi tarafından düzenlenen “Bahar Şenliği’26”, 11-14 Mayıs 2026 tarihleri arasında Bağlıca Kampüsü’nde gerçekleştirilecek. Öğrenciler ve üniversite mensupları için hazırlanan şenlik programında konserlerden sahne gösterilerine, eğlenceli aktivitelerden çeşitli etkinliklere kadar birçok organizasyon yer alacak.

Başkent Üniversitesi Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Kültür Hizmetleri Müdürlüğü tarafından organize edilen etkinliklerin, kampüs yaşamına renk katması ve öğrencilerin sosyal etkileşimini artırması hedefleniyor.

Dört Gün Boyunca Eğlence ve Etkinlikler Düzenlenecek

Başkent Üniversitesi Bağlıca Kampüsü’nde yapılacak Bahar Şenliği kapsamında konserler, sahne performansları, yarışmalar ve çeşitli sosyal aktiviteler gerçekleştirilecek. Üniversite yönetimi, tüm öğrenci ve personeli etkinliklere katılmaya davet etti.

Her yıl yoğun ilgi gören Bahar Şenliği’nin bu yıl da renkli görüntülere sahne olması bekleniyor. Şenlik süresince kampüste sosyal, kültürel ve sanatsal etkinliklerle öğrencilerin keyifli vakit geçirmesi amaçlanıyor.

DEVAMI

Gündem

Büyükşehir Kurban Bayramı İçin Teyakkuzda

Avatar fotoğrafı

Yayın Tarihi

/

Ankara Büyükşehir Belediyesi, yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde vatandaşların bayramı sağlıklı, güvenli ve huzurlu bir ortamda geçirebilmesi amacıyla kapsamlı hazırlıklarını sürdürüyor. Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen “Kurban Bayramı Koordinasyon Toplantısı” ile “Vektörle Mücadele Çalışmalarında Yerel İş Birliği Toplantısı”nda kent genelinde alınacak tedbirler masaya yatırıldı.

Toplantılara Sağlık İşleri, Veteriner İşleri, Zabıta ile İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Daire Başkanlıklarının yanı sıra ilçe belediyelerinden yetkililer katıldı. Kurban kesim alanlarının hazırlanması, hijyen koşullarının sağlanması, atıkların hızlı şekilde toplanarak bertaraf edilmesi ve denetim süreçleri detaylı şekilde değerlendirildi.

ABB’den 28 Ekiple Sahada Yoğun Mesai

Mustafa Kemal Çokakoğlu, kurban kesim süreçlerinde sanitasyon tedbirlerinin büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, kesim alanlarının bayram öncesi ve sonrasında titizlikle takip edileceğini belirtti.

Olcay Erdal ise Ankara genelinde 28 ayrı ekiple sahada olacaklarını ifade ederek, “Kesim alanlarının temizliği, ilaçlanması ve denetimi bayram boyunca aralıksız sürecek” dedi.

Sağlık ve İlaçlama Çalışmaları Aralıksız Sürecek

Mümtaz Yavuz, vektörle mücadele çalışmalarının yıl boyunca devam ettiğini belirterek, ilçe belediyeleriyle koordinasyon içinde hareket ettiklerini söyledi. Halk sağlığını korumaya yönelik ilaçlama çalışmalarının bayram süresince yoğunlaştırılacağı ifade edildi.

Kurban Atıkları Aynı Gün Bertaraf Edilecek

Mustafa Şener, kurban atıklarının çevre ve halk sağlığı açısından risk oluşturmaması için aynı gün içerisinde mevzuata uygun şekilde bertaraf edileceğini açıkladı.

Ömer Faruk Öztürk da atık transfer süreçlerinin titizlikle yürütüleceğini kaydetti.

Ali Tokmak ise bayram boyunca 24 saat esasına göre çalışacaklarını belirterek, kesim alanlarında temizlik ve ilaçlama çalışmalarının kesintisiz devam edeceğini söyledi.

Vektörle Mücadelede Ortak Çalışma

Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen ikinci toplantıda ise vektörle mücadelede yerel iş birliğinin artırılması hedeflendi. İlçe belediyeleriyle koordineli yürütülecek çalışmalar kapsamında ilaçlama faaliyetlerinin daha etkin ve planlı şekilde yapılması kararlaştırıldı.

Alınan kararlarla birlikte Başkent genelinde Kurban Bayramı süresince hijyen, sağlık, denetim ve çevre koruma çalışmalarının eş zamanlı ve koordineli biçimde sürdürüleceği bildirildi.

DEVAMI
TANITIM

Trending

Tüm Hakları Saklıdır. © 2025